11 Ekim 2012 Perşembe

isyan:

Planlarımı mahvettiğinde kaydımı alıp gitmek istiyorum şu okuldan!

10 Ekim 2012 Çarşamba

Burda olmak istemiyorum ki!

Henüz geleli bir hafta olmadı, ve ben hala geldiğimi inkar etmeye çalışıyorum. Evet okulum bana tüm aksilikleri yaşıtıyor neredeyse, geldiğime inanmam için herşeyi yapıyor sağolsun.

Zaten kendime de kızgınım. Daha çok fotoğraf çekmeliydim. Yada ne bileyim, geldiğimde hatırlayıp gülümsemektense, yazıp ağlamalıydım belki.
Hala odanın orta yerinde duran bavulum artık canımı yakıyor. Ama içi boş bile olsa, öylece ortada durması moral veriyor aslında bana. "Bak daha yeni geldin" diyor... Takvimde bir hafta bile etmeyen günler, ne kadar da gerideler!
Takvimlere güvendiğimden daha fazla Lahana'ya güvenebileceğimi biliyordum ama. Kırmızı atkısıyla yatağımda duruyor, ve hala geldiğimdeki gibi kokuyor. Zaten Lahana olmasaydı inanacak hiçbir gücüm kalmıyordu sanırım.
Evet ben gittim. Lahana öyle söylüyor.


"Seni benim tarafa nasıl alabilirim? Uzaksın."
                                           - Behçet Necatigil

7 Ekim 2012 Pazar

Oysa...

Oysa ben çocukken olduğu gibi hala Ay'ın beni takip ettiğini düşünüyorum. Onunla aramıza giren ağaçlara kızardım; ama yine de geçici olduğunu bilirdim bu durumun. Birkaç köşe sonra yeniden Ay'ın aynı parıltı ve şahanelikle beni takip edeceğini bilirdim. Ağaçlar kıskançtı, hepsi bu. Ay'ı hep sevdim. Ağaçlara da kızdım, evet. Gündüz beni etkileyen bu ağaçlar, geceleri de gölgeleri olsun diye en öne geçiyorlardı.
Ama bilmiyordum ki, aslında Ay ışığındaki ağaçlar Ay'la aramıza girmek için değil, ortamı daha da etkileyici yapmak için oradaydılar.

13 Eylül 2012 Perşembe


Sevgili Rex,
Çok korkuttun bugün beni.

Ama aslında o kadar tatlıydın ki.
O rahatsız sedyemsi şeyin üzerinde kulağından kanlar akarken, ağladığım için kolumu yalarken mesela... Ya da uyanmaya çalışırken konuştuğumda gözlerini kırpıştırırken...Ya da narkoz hala etkisini gösterirken baygın baygın kalkmaya  çalışıp yürümeye çalışırken.

Gitme Rex.
Daha çok günümüz var seninle.

10 Eylül 2012 Pazartesi

oyuncaklar








  
Sokaktan geçenleri izlercesine pencerenein önünde duruyorlardı.
8 Eylül'12