"Talih diye okumuştum bir yerde, kör değil cahildir. Talih diye düşündüm, istatistik ve olasılığı bilmeyenlerin tesellisidir."
Orhan Pamuk - Yeni Hayat
6 Nisan 2016 Çarşamba
17 Şubat 2016 Çarşamba
5 Şubat 2016 Cuma
Ankara
Bigün gerçekten gideceğim senden...
2 Şubat 2016 Salı
O zaman hazır uyuyamıyorken bir tane bile paylaşımda bulunmadığım 2015imi anlatayım.
Vazgeçtim çok iğrençti. Eylül'ü çıkar gerisini at çöpe.
Vazgeçtim çok iğrençti. Eylül'ü çıkar gerisini at çöpe.
bknz. Eylül
Uyuyamamak değil de uyuyamayınca kimseyi arayamamak aslında daha sinir bozucu.
Bazen düşünüyorum. Bu kadar mı alıştım işlerin yolunda gitmemesine. Etkilemez olmuş hayatımın hızla değişen gündem maddeleri. Artık sadece uykusuzluk olarak etki ediyor bu travmalar.
Aman gece gece kabus gibi uyandırmayayım diye tavanımı kendime arkadaş bildim. Yaklaşık bir haftadır süren bu sıcak bakışmalarımız artık bi son bulmalı diyerek, tavanıma veda ettim ve gerçekten varlığını unutmuş olduğum bloguma geldim ben de.
Lamba açmayı redderek laptopı bulup, siteye ulaşmayı denerken insanların neden klavyesi ışıklı bir laptop alma ihtiyacı hissettiğini anladım. Yani ilk bikaç dakika "hay allah nasıl görcem" soruları dönerken aklımda sonra gerçek anlamda akan parmaklarımdan etkilenmedim değil. Belki de o kadar rapor yazmak gerçekten bi işe yarıyordur.(!) Özetle son kararım insanların ışıklı klavyesi olan bi bilgisayarı sadece şekil için aldıkları yönünde.
Bazen düşünüyorum. Bu kadar mı alıştım işlerin yolunda gitmemesine. Etkilemez olmuş hayatımın hızla değişen gündem maddeleri. Artık sadece uykusuzluk olarak etki ediyor bu travmalar.
Aman gece gece kabus gibi uyandırmayayım diye tavanımı kendime arkadaş bildim. Yaklaşık bir haftadır süren bu sıcak bakışmalarımız artık bi son bulmalı diyerek, tavanıma veda ettim ve gerçekten varlığını unutmuş olduğum bloguma geldim ben de.
Lamba açmayı redderek laptopı bulup, siteye ulaşmayı denerken insanların neden klavyesi ışıklı bir laptop alma ihtiyacı hissettiğini anladım. Yani ilk bikaç dakika "hay allah nasıl görcem" soruları dönerken aklımda sonra gerçek anlamda akan parmaklarımdan etkilenmedim değil. Belki de o kadar rapor yazmak gerçekten bi işe yarıyordur.(!) Özetle son kararım insanların ışıklı klavyesi olan bi bilgisayarı sadece şekil için aldıkları yönünde.
2 Kasım 2014 Pazar
Kasım gelmiş yine...
Sararan yapraklardan mıdır bilmem en çok sonbaharda kendimi yazmaya çalışırken buluyorum. Belki de dedikleri gibi insan kendi en çok sonbahar da yalnız hissediyordur - ve bu da yazma hissi uyandırıyordur. Belki de demedikleri gibi insanlar bana hep yazın kazık atıyordur ve ben de hep sonabahar ve kışın yazıp - kabuğuma çekiliyorumdur. Olabilir, bilmiyorum?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
